Living with Yourself Dizisi

Living with Yourself Dizisinin Konusu ve Oyuncuları

Yabancı Diziler

Living with Yourself geçtiğimiz ay Netflix’te yayınlanmaya başlayan komedi dram dizisidir. Dizinin yaratıcısı ve senaryo yazarı Timothy Greenberg olup, yönetmenliğini Jonathan Dayton ile Valerie Faris üstlenmiştir. Karınca adam olarak tanıdığımız Paul Rudd dizide iki karakteri birden canlandırıyor: şanssız metin yazarını ve başarılı klonunu. Türkçeye Kendinle yaşamak olarak çevrilebilen Living with Yourself dizisinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor o yüzden bir günde bile izlenip bitirilebilir. Bölümler oldukça sürükleyicidir, o yüzden başladığınızda hemen devamını izlemek isteyebilirsiniz.

Living with Yourself Dizisinin Konusu

Miles Elliot bir reklam şirketi için metin yazarı olarak çalışmaktadır. Bir zamanlar başarılı bir profesyoneldi, ama şimdi açıkça işleri pek yolunda gitmiyor; meslektaşları ile ilişkileri iyi değil, yetkilileri tarafından sürekli eleştiriliyor. Evde de her şey yolunda değil: Miles ve karısı uzun zamandır bebek sahibi olmaya çalışıyorlar, ancak bir sonuca ulaşamıyorlar. Bu çocuğa Miles’ın tarafından ihtiyaç duyup duymadığı belli değildir: Aile Planlaması Enstitüsü’ndeki doktorla olan randevüyü sürekli ertelemektedir.

Miles’ın umutsuz vaka olduğu açıkça görülüyor, ancak beklenmedik bir şekilde bir meslektaşı bütün sorunları için etkili bir çözüm sunuyor: ona göre yerel spaya yapılacak bir ziyaret Miles’a kendisini daha iyi hissettirecektir. Bu tavsiye üzerine Miles aile bankası hesabındaki bütün parayı alır, salona gider ve bazı deneysel prosedürleri kabul eder ki bunlarla ilgili kendisine detaylı bir açıklama yapmazlar. Uyandıktan sonra Miles yasadışı bir şekilde klonlandığını öğrenir ve dehşete düşer. Prosedüre göre, müşterinin gerçek kopyasının öldürülmesi gerekiyordu, fakat Miles hayatta kalır. Ancak şimdi de onun yeni ve gelişmiş kopyası kendisini bir orijinal olarak görüyor ve öyleymiş gibi davranıyor: yeni (kopya) Miles karısıyla ilişkilerini yoluna koyar, üstlerini etkiler ve şirketteki en umut verici çalışan olur.

Ancak şimdi iki kişinin bir yaşamı var. Soru ortaya çıkar: belki bu gerçek Elliot başka birinin yerini alıyor? Yaratıcılara göre bu kendinizi sevmenin ve kendinizle barış içinde yaşamanın gerçekten zor olduğunu anlatan bir dizidir. “Burada bir psikanalistsiz çözülemeyecek konulara değiniliyor. Miles her iki yanından da nefret ediyor” diyor Rudd.

Living with Yourself Dizisinin Oyuncuları

Başrol Oyuncusu Paul Rudd

Her şeyden önce Paul Rudd Judd Apatow’un “Eyvah Yaş 40”, “Kaza Kurşunu”, “40 Yıllık Bekar” ve “Çok Fena” gibi en akılda kalıcı komedi filmleriyle tanınıyor.

Ayrıca Friends (Phoebe’nin erkek arkadaşı) Ve Parks and Recreation dizilerinde yer aldı. Rudd 2015’ten beri Marvel’in sinematik evreninde Ant-Man (karınca adam) karakterini oynuyor. Oyuncu çoğu zaman başta kaybedip sonunda kendini toparlayan ve mutluluğa kavuşan iyi ve çekici erkek rollerinde oynuyor.

Living with Yourself Dizisinin Diğer Oyuncuları

  • Kate Elliot – Aisling Bea: Miles’ın karısı. İç mimardır.
  • Maia – Alia Shawkat: Miles’ın küçük üvey kız kardeşi
  • Dan – Desmin Borges: Miles’ın iş arkadaşı
  • Lenore Pool – Karen Pittman: Miles’ın patronu
  • Kaylyn – Zoe Chao: Hillston telecom’da resepsiyon görevlisi
  • Left / Youngsu – Rob Yang: Top Happy Spa çalışanı
  • Jung-Ho / Right – James Seol: Top Happy Spa çalışanı
  • Hugh – Zach Cherry
  • Farmer Ray – Gene Jones
  • Mousy Co-Worker – Emily Young
  • Henry – Jon Glaser
  • Margaret – Eden Malyn
  • Weinrod – Bridget Everett
  • Meg – Ginger Gonzaga
  • Too Hip – Peter Grosz
  • Harold – Clark Carmichael
  • Harrison Garrett – Larry Petersen

Dizinin yaratıcısı olan Timothy Greenberg Hollywood Reporter’a klon dizisi fikrinin evlendikten ve çocuk sahibi olduktan sonra aklına geldiğini söyledi. Greenberg bazen kendisinin en iyi, bazen en kötü versiyonu gibi davrandığını ve bunu herkese anlatmak istediğini fark etmiş.

“Living with Yourself” dizisinin çekimleri New York’ta yapıldı ve 61 gün sürdü. Çekim ekibi aynı anda iki Miles’ı ekrana getirmek için kendini geliştirmek zorunda kaldı. Çekimleden önce Rudd “Ay” filminde klonunu oynayan Sam Rockwell’ı bile arayıp tavsiyelerini aldı.

İlk başta Rudd dublör kullanmaya çalıştı, ancak sonuçları beğenmedi. Sonuç olarak her iki karakteri de sırayla oynamaya karar verdi. Her seferinde, oyuncu önceki çekimde ne yaptığını, oturduğu yeri, muhatabının ne dediğini hatırlamak zorundaydı, böylece klonunun davranışına tepkisi olabildiğince doğal görünecekti. Sonuç olarak Miles ve klonunu içeren çok sayıda kopya çekildi ve ortak hale getirildi.

Fiziksel etkileşime sahip sahnelerde, örneğin Rudd’un kendine tokat attığı bölümde dublör kullanmak zorunda kaldı. En zor şey iki Miles’ın dövüşünü çekmekti: aktöre göre, bugüne kadar daha zor bir şey yapmadı. Bu sahneyi çekmek için iki siyah kuşak sahibi karateci çağırdılar (ironik olarak onların kardeş oldukları ortaya çıktı, ama ikiz değillerdi). İki karakterin arasındaki kısa bir dövüş sahnesi dört gün boyunca çekildi. Bu sahne üzerinde aynı anda yedi kişi çalıştı: Rudd’un kendisi, karateci kardeşler, uzman, iki dublör ve Rudd’nun repliklerini okuyan kişi. Paul Rudd son sahneyle ilgili “Hatta kendimi boğdum ve sonra ağız yoluyla suni teneffüs yaptım. Bu daha önce hiç başıma gelmedi” diyor.

Ve en kötüsü de bu değil. Paul Rudd Miles’ın mezardan çıktığı sahnelerden birinin çekimleri için kelimenin tam anlamıyla canlı canlı gömüldü. Bu çekimler için daha sıcak bir gün seçilmişti, ancak hava durumu tahminleri tutmadı ve bu nedenle Rudd soğuk bir havada gömüldü. Aktörün ağzında yer altında nefes alması için bir boru vardı.

Bunu Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir